Günümüz taşıtlarında artan dijitalizasyon trendiyle birlikte, araç içi işlevselliklerin dokunmatik ekran arayüzleri üzerinden yönetilmesi, sürücü dikkat dağınıklığı riskini yeniden gündeme getirmektedir. Geleneksel olarak sürücünün yola odaklanmasını bozmadan erişilebilen bazı temel kontrol mekanizmalarının dijital menülere entegrasyonu; klima ayarları veya radyo frekans seçimi gibi rutin operasyonlar için dahi birden fazla ekran etkileşimini zorunlu kılabilmektedir. Bu durum, sürücülerin bakışlarını yol hattından daha uzun süre ve daha sık aralıklarla uzaklaştırmasına yol açarak trafik güvenliği açısından potansiyel tehlikeler barındırmaktadır.
Bu kritik meselenin derinlemesine anlaşılması amacıyla, Allianz Teknoloji Merkezi (AZT) tarafından yürütülen kapsamlı bir araştırma programı, sürücü dikkat dağınıklığının yalnızca bireysel sürüş pratikleriyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda araç içi insan-makine arayüzlerinin (HMI) tasarım felsefeleriyle de doğrudan bağlantılı olduğunu gözler önüne sermiştir. Bu çığır açıcı araştırma inisiyatifi, 34 binden fazla kaza vakasının detaylı analizini içermektedir. Program dâhilinde, gerçek sürüş ortamında gerçekleştirilen göz izleme teknikleri, Münih Teknik Üniversitesi ile iş birliği içinde yürütülen ileri düzey sürüş simülatörü çalışmaları, tehlikeli trafik senaryolarına yönelik bilişsel modelleme yaklaşımları, uluslararası düzeyde gerçekleştirilen geniş kapsamlı sürücü anketleri ve 80’den fazla akademik yayının derinlemesine incelemesi gibi çeşitli metodolojiler kullanılmıştır.
Söz konusu araştırmanın çarpıcı bulguları, Allianz’ın 14. Motor Day etkinliğinde kamuoyu ile paylaşıldı. Elde edilen veriler ve analizler, ayrıca “SWIPE. TAP. CRASH. Driver Distraction in the Digital Car” (Kaydır. Dokun. Çarpış. Dijital Araçlarda Sürücü Dikkat Dağınıklığı) başlıklı kapsamlı bir raporda detaylandırılarak yayımlandı. Bu rapor, dijitalleşen araç ortamında sürücü dikkat dağınıklığına yol açan temel faktörleri incelemekte ve daha emniyetli araç içi arayüz tasarımlarının geliştirilmesine yönelik stratejik tavsiyelerde bulunmaktadır.
Kokpit Tasarımı ve Görsel Dikkat Süresi
AZT tarafından gerçek sürüş ortamında icra edilen göz izleme analizleri de dâhil olmak üzere, araştırmanın bulguları, araç içi dokunmatik ekran arayüzlerinin tasarımı ve ergonomisinin, sürücünün yoldan gözünü ayırdığı süreyi doğrudan etkilediğini ortaya koymuştur. Aynı rutin işlevin tamamlanması için harcanan görsel dikkat süresi, kullanılan arayüz tipolojisine bağlı olarak yüzde 25’e kadar değişkenlik gösterebilmektedir. Kimi durumlarda bu farkın yaklaşık üç saniyeye ulaştığı gözlemlenmiştir. 80’in üzerinde bilimsel yayının incelenmesi sonucunda, sürücünün gözünü yoldan iki saniyeden daha uzun süre ayırmasının kaza riski oranında kayda değer bir artışla korele olduğu teyit edilmiştir. Bilişsel modelleme bulguları ise, problemin yalnızca dokunmatik ekranların varlığından değil, aynı zamanda işlevselliklerin araç içi arayüze entegrasyon biçiminden de kaynaklandığına işaret etmektedir.
Allianz SE Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Klaus-Peter Röhler, bu hassas konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları belirtmiştir: “Bir otomobilde aynı işlemi gerçekleştirmek, başka bir otomobile kıyasla yüzde 25 daha az görsel dikkat gerektirebilir. Bu da dikkat dağınıklığının yalnızca sürücü davranışlarıyla ilgili olmadığını, araç tasarımının da bu konuda önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Otomobil bir akıllı telefon değildir. Güvenliğin söz konusu olduğu durumlarda tasarımın önüne işlevsellik geçmelidir.”
Kritik Sürüş Koşullarında Çarpışma Riski Artışı
Allianz, bilişsel modelleme uzmanı CogniBIT ile stratejik bir iş birliği yaparak, gerçek sürüş verilerinden elde edilen göz hareketlerine dayalı bir sürücü modeli üzerinden dört ayrı trafik senaryosu simülasyonu gerçekleştirdi. Bu simülasyonların sonuçları, dikkati dağılmış sürücülerin, acil ve kritik durumlarda, odaklanmış sürücülere kıyasla kayda değer ölçüde düşük performans sergilediğini kanıtladı. Özellikle, otoyolda ani frenaj gerektiren bir senaryoda, dikkatli sürücüler için çarpışmayla sonuçlanan deneme oranı yüzde 18,2 iken, dikkati dağılmış sürücülerde bu oran çarpıcı bir şekilde yüzde 54,3’e fırladı. Benzer şekilde, yola aniden bir çocuğun çıktığı acil durumda, çarpışma oranı dikkatli sürücüler için yüzde 3,9 iken, dikkati dağılmış sürücülerde yüzde 11,2’ye yükseldi. Bu spesifik senaryoda, olayların yüzde 39’unda dikkati dağılmış sürücülerin herhangi bir tepki dahi veremediği tespit edildi. Analiz edilen dört simülasyon senaryosunun tamamında, dikkati dağılmış sürücülerin performansı, kanında binde 0,8 alkol düzeyi modellenen sürücülerin performansından daha kötü seyretmiştir.
Allianz Teknoloji Merkezi Genel Müdürü Dr. Christian Sahr, araç içi arayüzlerin sürüş güvenliği odaklı tasarlanmasının kritik önemine işaret ederek şunları dile getirmiştir: “Hangi işlevlerin fiziksel düğmelerle, hangilerinin dokunmatik ekran üzerinden yönetilmesi gerektiği konusunda net önerilere ihtiyacımız var. İnsan-makine etkileşimi alanındaki bilimsel bulgular, sürücülerin dikkatini mümkün olduğunca az dağıtan arayüzler tasarlamak için sistematik biçimde uygulanmalı.”
Gerçekleştirilen uluslararası tüketici anketleri, sürücülerin sürüş güvenliği açısından kritik öneme sahip işlevlerde fiziksel kontrol mekanizmalarını dijital arayüzlere tercih ettiğini ortaya koymaktadır. Allianz tarafından Avustralya, Avusturya, Brezilya, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, İsviçre ve Birleşik Krallık gibi ülkelerde yürütülen bu geniş kapsamlı araştırma, sürücülerin araç içi teknoloji entegrasyonu ve bunun yol açtığı dikkat dağınıklığı hakkındaki algılarını ve beklentilerini detaylı bir şekilde analiz etmiştir.
Dijitalleşen Araçlarda Sürüş Güvenliğini Artırma Stratejileri
Allianz, araç içi dijitalizasyonun sürüş güvenliği üzerindeki potansiyel olumsuz etkilerini minimize etmek adına, otomotiv üreticileri, regülasyon otoriteleri ve bireysel sürücülere yönelik üç anahtar aksiyon adımını vurgulamaktadır.
Otomobil Üreticilerine Yönelik Tavsiyeler:
Sürüş güvenliği açısından hayati önem taşıyan ve sıkça kullanılan işlevselliklerde, kullanım kolaylığı (ergonomi) ve sezgisellik önceliklendirilmelidir. Özellikle silecek, sinyalizasyon, kısa ve uzun far, dörtlü flaşör ve cam buğu giderme gibi kritik kontroller, hızlı ve sezgisel bir kullanım imkânı sunmalıdır. Bu tür işlevler, ya fiziksel düğmelerle ya da dokunmatik ekran arayüzlerinde sürekli erişilebilir ve net bir şekilde tanımlanmış alanlar üzerinden sağlanmalıdır. Avrupa Yeni Araç Değerlendirme Programı (Euro NCAP) da, menü derinliklerinde gizlenmek yerine doğrudan erişilebilir kontrollere sahip tasarımları ödüllendirerek bu yaklaşımı desteklemektedir.
Düzenleyici Kurumlara Yönelik Tavsiyeler:
Sürücü dikkat dağınıklığı olgusu, sistematik bir yaklaşımla ele alınmalı ve bu konudaki verilerin tutarlı bir şekilde toplanması ve kaydedilmesine öncelik verilmelidir. Etkin denetim mekanizmaları ve dikkat dağınıklığını izlemeye yönelik proaktif uygulamalar, riskli sürüş davranışlarının engellenmesine ve dikkat dağınıklığı kaynaklı trafik kazalarının daha derinlemesine anlaşılmasına önemli katkılar sunabilir. Mevcut regülasyon çerçevelerinin de, araç içi teknolojik evrimlere paralel olarak periyodik olarak güncellenmesi ve revize edilmesi zorunludur.
Sürücülere Yönelik Tavsiyeler:
Her ne kadar gelişmiş sürücü destek sistemleri (ADAS) sürüş güvenliğini artırmada önemli rol oynasa da, hiçbir sistem sürücünün tam dikkatini ve sorumluluğunu ikame edemez. Bu bağlamda, kamuoyunda farkındalığın artırılmasına yönelik kampanyalar, sürücü eğitim programlarının zenginleştirilmesi ve araç içi uyarı sistemlerinin daha kullanıcı dostu ve anlaşılır hale getirilmesi, dikkat dağınıklığı riskinin minimize edilmesine önemli katkılarda bulunabilir.






