Hürriyet yazarı Noyan Doğan, sigorta sektörünü hedef alan ve organize suç yapıları tarafından yürütülen büyük çaplı bir dolandırıcılık şebekesini kaleme aldı. Doğan’ın aktardığına göre, bu illegal yapılar bugüne kadar sigorta sisteminden tahmini 300 milyar TL tutarında haksız kazanç elde etti. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), söz konusu illegal yapının işleyişini titizlikle takip ederek, delillerle tespitlerini tamamladı. Doğan, yazısında çetelerin kurduğu karmaşık organizasyon yapısını, vatandaşların nasıl aldatıldığını ve elde edilen rantın boyutlarını detaylı bir şekilde gözler önüne serdi.
Doğan, SEDDK’nın, özellikle trafik kazalarında ödenen hasar ve değer kaybı tazminatlarıyla ilgili vatandaş mağduriyetlerini engellemek amacıyla bir süredir çeşitli düzenlemeler yaptığını belirtti. Bu düzenlemelerin temel amacını, “Trafik kazaları sonrası vatandaşların bilgilerini kanunsuz yöntemlerle elde eden organize olmuş çetelerle mücadele etmek” olarak açıkladı. Durumun bir adli vaka niteliği taşıdığını, çeteleşmiş yapıların ve büyük rantların söz konusu olduğunu vurgulayan Doğan, şu ana kadar organize yapının bilinmesine rağmen, çarkın işleyişinin tam olarak tespit edilemediğini ifade etti. Ancak Doğan’ın aldığı duyumlara göre, SEDDK bu illegal yapının işleyişini tüm delilleriyle ortaya koydu ve hazırlanan dosyaları ilgili kurumlara iletti. Doğan, rantın boyutunu gözler önüne sermek için çarpıcı bir rakam paylaşarak, sadece son bir yılda bu illegal yapının elde ettiği gelirin 50 milyar lira olduğunu ve bu çarkın 10 yıldır döndüğünü belirtti.
Fraud Mekanizmaları ve Finansal Boyutu
Doğan, illegal yapının mimarlarının sayısının iki elin parmaklarını geçmediğini belirterek, dolandırıcılık sisteminin işleyişine dair önemli tespitlerde bulundu: “İşe 10 sene önce, az sayıda trafik kazasına ulaşıp, hasar takipçiliği ile başlıyorlar. Bakıyorlar ki, bu işte iyi para var, organize oluyorlar. Öyle ki, hasarları takip etmek için çağrı merkezleri bile kurup, örgütleniyorlar.” Sistem şu şekilde işliyor: Türkiye’nin herhangi bir yerinde meydana gelen trafik kazaları, birileri tarafından kurulan merkezlere ihbar ediliyor. İhbar edene, sadece ihbar ettiği için 6-8 bin lira ödeme yapılıyor ki, bu durum kişisel verilerin kullanımına aykırı olduğu için başlı başına bir suç teşkil ediyor. İhbarı eden de alan da suç işliyor.
Merkezdeki kişiler, kazaya karışanları taciz boyutunda ısrarla arayarak “Sigorta şirketleri tazminat ödemez, bize vekalet verin, sigortadan daha fazla tazminat alırız” diyerek aldatıyorlar. Doğan, “Her 100 kazaya karışanın 50’si buna kanıp, maalesef vekaleti veriyor” tespitini paylaştı. Sigorta şirketinin kazayı incelemesine ve eksper raporunun tamamlanmasına fırsat vermeden alınan vekaletnamelerle, hem mahkemeye hem de ağırlıklı olarak Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuruluyor. Dosya masrafı, bilirkişi ücreti, Sigorta Tahkim hakem ücreti, vekalet ücreti gibi kalemler derken, 35-40 bin liralık bir hasar dosyasının sigorta şirketine maliyeti 100 bin liraya kadar çıkabiliyor. Bu süreçte, alınan vekaletnamelerle adeta suni ihtilaflar yaratılıyor. Öyle ki, sigorta şirketi ödeme yapsa bile, elde edecekleri geliri artırmak amacıyla aldıkları parayı iade ettikleri durumlar dahi mevcut.
Rantın boyutunu daha da netleştiren Doğan, “Sadece son 12 ayda, Sigorta Tahkim Komisyonu’na bu yolla gelen başvuru sayısı 650 bin. Ve bu başvuruların yüzde 60-70’i de bu yapıyı kuranlar tarafından yapılmış. Son 10 yılda ise Tahkim’e gelen başvuru sayısı 3.7 milyonun üzerinde” bilgisini verdi. Ortalama dosya başına elde edilen gelir 100 bin lira seviyelerinde. Doğan, Sigorta Tahkim Komisyonu’na gelen başvuruların dörtte üçünün başvuruyu yapan lehine sonuçlandığını da ekledi. SEDDK da tam olarak bu noktaya müdahale etmeyi amaçlıyor; çünkü hasar anında sigorta eksperinin belirlediği hasar rakamı ile uyuşmazlık nedeniyle başvurulan Tahkim Komisyonu’nda çıkan tutar arasında büyük bir fark oluşuyor ve SEDDK bu farkı ortadan kaldırmak için çabalıyor.
Doğan, çetelerin son bir yılda sağladıkları gelirin 50 milyar lira olduğunu tekrar vurgulayarak, bu paranın içinde mağdur vatandaşa ödenen bir miktar olmadığını belirtti. Mağdur vatandaşa sigorta şirketleri tarafından genelde 30-35 bin lira değer kaybı tazminatı ödeniyor. İlginç olan, sigorta şirketinin hasar sonrası vatandaşa aynı rakamı önermesine rağmen, bu kişilerin dosya başına 100 bin lira almak için işi Tahkim’e taşıması. Sonuçta vatandaş yine aynı parayı alırken, üzerini bu çeteler cebe indiriyor. Doğan, bu 50 milyar liranın yüzde 10-15’inin çağrı merkezleri, çalışanlar ve ihbar paralarına gitse bile, kemiksiz 40 milyar TL’nin cebe indirildiğini ifade etti.
Sistem bununla da bitmiyor. Sigorta Tahkim Komisyonu sürecinden sonra, ellerindeki vekaletname ile bir de kusurlu aleyhine hak mahrumiyet davası açılıyor. Bu dava, trafik kazası sonrasında aracın onarımda kaldığı süre boyunca kullanılamamasından doğan zararın telafisi için açılıyor ve Sigorta Tahkim Komisyonu’nun alanına girmiyor. Dava açılan vatandaş, karşı tarafla anlaşmış olsalar bile, ellerinde vekalet olduğu için bu durumun bir işe yaramadığını görüyor. Genellikle karşı tarafın da bu davalardan haberi olmuyor. Ardından mahkeme süreçleri ve icra takipleriyle bir de buradan paralar cebe indiriliyor. Tespitlere göre, sadece geçen sene bu yöntemle bir milyon kişi mağdur edildi. Doğan, kendi hesabına göre, son 10 yıldır dönen bu çark sayesinde illegal yapının elde ettiği rantın kabaca 300 milyar lirayı bulduğunu tahmin etti.
Doğan, bu yapıların ve işin içinde olan kişilerin tek tek tespit edildiğine dikkat çekerek, bundan sonrasının ilgili kurumların işi olduğunu belirtti. SEDDK’nın bir süredir bu yapılarla cesurca mücadele ettiğini ve vatandaşların mağdur olmaması için düzenlemeler yapmak durumunda kaldığını sözlerine ekledi.









