Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde bir sürücüye, trafiği tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirdiği gerekçesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 46/2-c maddesi kapsamında 10 bin TL idari para cezası uygulandı. Ceza, fahri trafik müfettişi tarafından düzenlenen tutanağa dayandırıldı.
Somut Delil Bulunmadığı Gerekçesiyle İtiraz Edildi
Ceza kararının tebliğ edilmesinin ardından sürücü, Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurarak idari yaptırım kararına itiraz etti. Başvuruda, trafik ihlalini destekleyen fotoğraf, video veya başka bir somut delilin ceza tutanağında ve dosyada bulunmadığı belirtildi.
Mahkeme Kabahatler Kanunu’nu Esas Aldı
Mahkeme değerlendirmesinde, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 25. maddesine dikkat çekildi. Söz konusu düzenleme uyarınca kabahat fiilinin işlendiğini ispata yarayacak delillerin idari yaptırım kararında gösterilmesi gerektiği vurgulandı.
Hakimlik, somut olayda iddia edilen trafik ihlalini destekleyen görsel veya teknik bir delilin dosyada yer almadığını belirledi. İhlal iddiasının yeterince denetlenebilir olmadığı sonucuna varan mahkeme, sürücünün itirazını kabul ederek 10 bin TL’lik idari para cezasının iptaline karar verdi.
Trafik Cezalarına İtiraz İçin 15 Gün Süre
Benzer bir trafik cezasıyla karşılaşan sürücüler, cezanın kendilerine tebliğ edilmesinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliklerine itiraz edebiliyor. İtiraz başvurusunda, idari yaptırım kararının neden hukuka aykırı olduğunun açık ve gerekçeli şekilde ortaya konulması önem taşıyor.
Sürücülerin ellerinde bulunan fotoğraf, kamera kaydı ve diğer destekleyici belgeleri de itiraz dosyasına sunmaları, uyuşmazlığın değerlendirilmesi açısından önem taşıyabiliyor.
Fahri Trafik Müfettişi Tutanakları İçin Dikkat Çeken Karar
Karar, özellikle fahri trafik müfettişlerinin düzenlediği tutanaklara dayanılarak uygulanan idari para cezalarında, ihlal iddiasının somut ve denetlenebilir delillerle desteklenmesinin önemini ortaya koyuyor. Bununla birlikte her trafik cezası itirazının kendi koşulları içinde değerlendirileceği ve söz konusu kararın benzer uyuşmazlıklarda emsal olarak ileri sürülebileceği belirtiliyor.






