Vatandaş ihbar hattını arayarak, kaza yaptığını bildirecek. İhbar, kazaya karışan aracın trafik sigortası ve kaskosunu yapan sigorta şirketine bildirilecek. Sigorta şirketi başvuruyu yapan ile anında iletişime geçip, bilgilendirecek.
Peki, sorun ne? Geçen yazılarımda değindim, kısa bir özet geçeyim. Kendilerine hasar aracısı diyen ve elleri kolları her yere uzanan bazı örgütlü yapılar; nerede bir kaza varsa anında orada bitip (nasıl bu kadar hızlı haber alıp, nasıl kaza yerine ulaştıklarını kimse henüz çözemedi), araç sahiplerine, ‘bize vekalet verin sigortadan daha fazla tazminat alalım’ diyerek, vatandaştan vekaletleri topluyorlar. Vatandaşa sormadan, hemen hukuk yoluna başvuruyorlar. Mahkemelerdi, vekalet ücretiydi, masraflardı derken; süreç uzuyor, 40-50 bin liralık tazminatın sigorta şirketlerine maliyeti ikiye katlanırken, vatandaşın cebine fazladan bir kuruş girmiyor ama bu yapılar bu tezgahtan ciddi rant elde ediyor. Yıllardır da bu garabet yapı sürüyor. Bir taraftan vatandaş mağdur oluyor, diğer taraftan sigorta şirketlerinin maliyeti arttığı için trafik sigortasının primleri yetmiyor.
TRAFİK SİGORTASI VE KASKOYU KAPSAYACAK
SEDDK, bu duruma müdahale etti ve yılların sorununu çözmek için bir süredir düzenlemeler yapıyor. Değer kaybı tazminatı ile ilgili en son, geçtiğimiz günlerde düzenleme yapılarak, Resmi Gazete’de yayımlandı. Onu da kısaca özetleyeyim. Vatandaş, trafik kazasında, araçta oluşan maddi tazminat talebinde bulunurken değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılacak. Araçta oluşan maddi hasar tutarını tespit edecek eksper, aynı zamanda değer kaybı tazminatını da hesaplayacak. Yani vatandaş, trafik sigortasından maddi hasar için ayrı değer kaybı tazminatı için ayrı başvuru yapmayacak. Bu uygulama 1 Temmuz’da başlayacak.
Şimdi, SEDDK, yeni bir düzenlemenin daha hazırlığında. Trafik kazaları ile ilgili hasar ihbar hattı kurulacak. Üstelik bu ihbar hattı, sadece trafik sigortasını değil kasko sigortasını da kapsayacak. Sistemin nasıl işleyeceğini öğrendiğim kadarıyla paylaşayım.
KAZA SONRASI İHBAR HATTI ARANACAK
* Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin (SBM) çatısı altında kaza ihbar hattı kurulacak. Aynı zamanda mobil uygulama da oluşturulacak. Sigorta poliçelerine çağrı merkezi numarası yazılacak.
* Vatandaş kaza yaptığında, ihbar hattını arayarak; kaza yaptığını bildirecek. İhbarda bulunurken de tüm bilgilerini (kimlik numarası, iletişim numaraları, pasaport numarası, tüzel kişi unvanı gibi), kazaya karışan araçların plaka bilgilerini, hasar tarihini de belirtecek.
* Kaza ihbarı, eş zamanlı olarak SBM tarafından kazaya karışan aracın trafik sigortasını yapmış olan sigorta şirketine bildirilecek. Kazaya birden fazla araç karışmışsa o araçların da trafik sigortasını yapan şirketlere bildirim gidecek.
* Eğer kaza tek taraflı ise kazayı yapan aracın varsa kaskosunu yapan sigorta şirketine de kaza bilgisi iletilecek.
KAZAYI YAPANA ANINDA ULAŞILACAK
* SBM, kendisine gelen hasar ihbarını sigortanın yapıldığı sigorta şirketine bildikten sonra, sigorta şirketi kazaya karışan ve ihbarı yapan taraflarla iletişime geçecek. Başvuruyu yapana, sigortadan tazminatın ödenmesi için gerekli olan bilgi ve belgeler, kaza tespit tutanağının tutulması, kusur oranlarının tespiti, ekspertiz işlemleri, tahmini onarım süresi, araç hasarı ile birlikte değer kaybı hesaplamasının yapılacağı ile ilgili detaylı bilgi verecek. Sigorta şirketi, ihbarı yapan kişiye bir bilgi daha verecek; o da, kaza sırasında yetkisiz birileri gelip, hasarı takip etmek istediklerini söylerse, bu kişilere itibar edilmemesi gerektiği.
Peki, böyle bir hasar ihbar hattı ya da çağrı merkezine gerek var mıydı? Bence, hasar aracısı denilen örgütlü yapılarla mücadelede atılmış önemli bir adım olacak. En basit haliyle, ihbar hattını arayan kişilere ulaşan sigorta şirketleri, gerekli bilgileri verip, uyarılarda bulunduktan sonra; vatandaş yanına gelen veya kendisine telefonla ulaşan hasar aracılarına itibar etmeyecek, geri çevirecektir.
Kaynak: Noyan DOĞAN / Hürriyet








