Yıllardır sigorta acenteleri tarafından sisteme yüklenen müşteri verileri, ilgili mevzuat çerçevesinde sigorta şirketleri ve gerekli kurumlarla paylaşılmaktadır. Sürecin bu kısmı sektör işleyişi açısından doğal ve gereklidir. Ancak burada dikkat çeken temel sorun; acentelerin kendi emekleriyle sisteme kazandırdığı verilere zamanla erişim sağlayamıyor hale gelmesidir.
Bugün gelinen noktada, Tramer ve bazı sigorta şirketleri tarafından uygulanan veri maskeleme politikaları nedeniyle acentelerin müşteri bilgilerine erişimi ciddi ölçüde kısıtlanmaktadır. Bu durum, acentelerin hem müşteri takibini hem de yenileme süreçlerini sağlıklı şekilde yönetmesini zorlaştırmaktadır.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) elbette ki tüm sektör için büyük önem taşımaktadır. Ancak uygulamanın yalnızca acentelerin faaliyet alanını daraltacak şekilde yorumlanması, sektörde ciddi bir adaletsizlik hissi oluşturmaktadır. Çünkü sisteme veriyi kazandıran, müşteriyi bulan ve portföyü oluşturan taraf çoğu zaman acentenin kendisidir.
Bu noktada şu sorunun sorulması kaçınılmaz hale gelmektedir: Kendi yüklediği veriye erişemeyen bir acente, neden aynı verilerin sigorta şirketleri tarafından kullanılmaya devam edilmesini kabul etmek zorunda bırakılmaktadır? Eğer müşteri yenilemesi yapamayan acentenin ilgili verilere erişimi KVKK gerekçesiyle engelleniyorsa, aynı hassasiyetin sigorta şirketleri açısından da uygulanması gerekir. Aksi halde ortaya çıkan tablo; emeği üreten tarafın sistem dışında bırakıldığı, ancak verinin farklı kanallar üzerinden kullanılmaya devam edildiği bir yapı oluşturmaktadır.
Sektörde sürdürülebilir ve adil bir işleyiş için KVKK uygulamalarının yeniden değerlendirilmesi, acentelerin hak ve emeğini koruyacak şekilde daha dengeli bir yaklaşım geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Halil Ağca / AĞCA SİGORTA









