Türkiye Sigorta, Marmara Üniversitesi iş birliğiyle hazırladığı “Pensura 2026” raporunu yayımladı. Türkiye Sigorta Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer, Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü ile Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Özgür Akpınar ve Doç. Dr. Gökhan Işıl’ın katkılarıyla hazırlanan rapor; dünya ekonomisi, sigorta ve özel emeklilik sektör görünümü, büyüme göstergeleri ile 2026 yılına yönelik sektör fırsatlarını kapsamlı şekilde ele aldı.
Raporda, 2026 yılının sigorta ve emeklilik sektörü açısından kritik bir eşik olduğu vurgulandı. Dezenflasyon süreciyle birlikte sektörün nominal büyüme döneminden kaliteli büyüme, teknik kârlılık, sermaye verimliliği ve müşteri kalıcılığı eksenine geçiş yaptığı değerlendirilirken; teknik fiyatlama disiplini, reasürans maliyetleri, hasar/prim oranları ve sermaye yeterliliği gibi göstergelerin önem kazandığı belirtildi. Özellikle sağlık, trafik ve kasko branşlarında maliyet enflasyonunun teknik kârlılık üzerindeki baskısının sürdüğü ifade edildi.
Rapora göre 2025 yılında toplam prim üretimi nominal olarak artış gösterirken, reel büyümenin daha sınırlı kaldığı gözlendi. Hayat dışı branşların özellikle zorunlu sigortalar ve sağlık ürünleri sayesinde büyümeyi sürüklediği belirtilirken, hayat sigortalarında ise faiz oranları ve tasarruf eğilimlerinin belirleyici olduğu kaydedildi. Şirketlerin risk seçimi politikalarını daha seçici hale getirdiği, veri analitiği tabanlı underwriting uygulamalarını yaygınlaştırdığı vurgulandı.
Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) ilişkin değerlendirmelerde ise yaşlanan nüfus yapısının özel emeklilik sistemlerinin önemini artırdığına dikkat çekildi. TÜİK projeksiyonlarına göre 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfus içindeki payının yükselmesinin kamu sosyal güvenlik sistemi üzerindeki baskıyı artıracağı, bunun da BES ve otomatik katılım sistemlerine olan ihtiyacı güçlendireceği ifade edildi. Raporda ayrıca yüzde 20 devlet katkısı, genç yaş gruplarına yönelik teşvikler ve 18 yaş altı katılımının sistemin büyümesine katkı sağladığı belirtildi.
Pensura 2026 raporunda, 2026 yılı için BES tarafındaki en kritik unsurun katılımcıya reel getiri sağlanması olduğu vurgulandı. Katılımcı sadakatinin sürdürülebilir getiri performansı, doğru fon dağılımı, şeffaf iletişim ve dijital deneyim üzerinden şekilleneceği belirtilirken, hayat ve emeklilik şirketlerinin bu alanlarda yapacağı yatırımların fon büyüklüğü ve katılımcı sayısı açısından belirleyici olacağı ifade edildi.
Raporun sonuç bölümünde ise dezenflasyon sürecinin sigorta sektöründe kârlılık dinamiklerini yeniden şekillendirdiği değerlendirilerek, teknik yeterlilik, risk bazlı fiyatlama ve aktif-pasif yönetiminin ön plana çıktığı vurgulandı. Özellikle sağlık sigortaları ve tamamlayıcı sağlık ürünlerinin fiyatlama esnekliği nedeniyle öne çıktığı belirtilirken, trafik ve kasko branşlarında ise maliyet kontrolü ve optimize edilmiş fiyatlama stratejilerinin kritik önem taşıdığı kaydedildi.








