Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), sigorta sektörünün temsilcileri ve paydaşlarıyla bir araya gelerek deprem güvencesinin yaygınlaştırılması noktasında “güçlü iş birliği” vurgusu yaptı.
DASK, SEDDK, TSB, SBM ve sigorta şirketlerinin temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen “DASK İş Birlikteliği Genel Değerlendirme Toplantısı”nda mevcut uygulamalar, iş birliği süreçleri ve gelecek dönem çalışmaları kapsamlı şekilde ele alındı.
Düzenlenen toplantıda, zorunlu deprem sigortasının kapsayıcılığını artırmak ve olası bir afet anında tazminat süreçlerini en hızlı şekilde yönetmek adına atılacak stratejik adımlar masaya yatırıldı. Kurum yetkilileri, sektör paydaşlarıyla sağlanan bu koordinasyonun, Türkiye’nin afetlere karşı toplumsal direncini artırmada kilit rol oynadığını ifade etti.
Görüşmelerin odak noktasını, teknolojik altyapının modernizasyonu ve veri paylaşım modellerinin geliştirilmesi oluşturdu. DASK, özellikle hasar tespit süreçlerinde dijitalleşmenin sağladığı hızın, sigortalıların mağduriyetini gidermede hayati önem taşıdığını paydaşlarına aktardı. Sektör temsilcileri ise zorunlu deprem sigortasının sadece bir yasal yükümlülük değil, aynı zamanda bir vatandaşlık bilinci olarak tabana yayılması için yapılacak ortak saha çalışmaları ve farkındalık kampanyaları konusunda destek sözü verdi.
Toplantıda ayrıca, iklim değişikliği ve diğer doğal afetlerin de kapsama alınması süreciyle ilgili güncel gelişmeler değerlendirildi. DASK’ın vizyonunun sadece depremle sınırlı kalmayıp, bütünleşik bir afet yönetim modeline evrilmesi yönündeki planlar sektör paydaşlarıyla paylaşıldı. Bu dönüşümün, Türkiye’deki toplam sigortalılık oranlarını yukarı çekeceği ve sigorta bilincinin her kesime ulaştırılması noktasında çarpan etkisi yaratacağı belirtildi.
DASK yönetimi, paydaşlarla kurulan bu bağın sürdürülebilir olması için düzenli istişare mekanizmalarının işletileceğini duyurdu. Yapılan açıklamada, “Sektörümüzün tüm bileşenleriyle tek yürek olarak çalışmak, ülkemizin finansal güvencesini pekiştirmektedir” ifadesine yer verilerek, afet sonrası iyileştirme gücünün ancak kolektif bir disiplinle en üst seviyeye çıkarılabileceği mesajı yinelendi.









