Mart 2026 verilerine ve sektör paydaşlarının açıklamalarına göre; Türk sigorta sektörü 2026 yılının ilk çeyreğinde nominal olarak büyüme sergilese de, küresel jeopolitik krizler ve yüksek enflasyonun baskısı altında zorlu bir dönemden geçiyor. Sektör lideri Türkiye Sigorta’nın yılın ilk iki ayında prim üretimini %31 artırarak 37,1 milyar TL’ye ulaştırması, pazarın genel büyüme trendini yansıtıyor.
Havacılık, denizcilik ve lojistik sigortalarını doğrudan etkileyen “Savaş Riski” gündemine dair öne çıkan detaylar şunlardır:
1. Nominal Büyüme ve Reel Daralma Çelişkisi
Sektörün lokomotif şirketlerinden gelen veriler, brüt prim üretiminde geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %31 seviyesinde bir artışa işaret ediyor. Ancak uzmanlar, bu büyümenin yüksek enflasyonun altında kaldığını ve “nominal olarak büyürken reel olarak küçülme” (reel daralma) yaşandığını vurguluyor. Özellikle kasko ve sağlık gibi branşlarda artan maliyetler, yeni poliçe üretimini baskılamaya devam ediyor.
2. Havacılık ve Denizcilikte “Savaş Riski” Alarmı
Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarıyla tırmanan gerilim, sigorta primlerini “mükemmel bir fırtınanın” ortasına itti:
-
Uçak Sigortaları: Bölgeye uçuş yapan özel jetler ve ticari hava araçları için savaş riski ek primleri 10 katına çıktı. Normalde 5-10 bin dolar olan primlerin 50 bin dolara ulaştığı bildiriliyor.
-
Hürmüz Boğazı ve Denizcilik: Londra merkezli deniz sigortası piyasası, İran sularını ve Körfez bölgesini “yüksek riskli” ilan ederek 5 ülkeyi daha kapsam dışına aldı.
-
Taşınamaz Risk Seviyesi: Ankara Sigorta Genel Müdürü Ufuk Teker, P&I (Tekne ve Makine) sigortalarında savaş riskinin artık “taşınamaz ve yönetilemez” seviyelere ulaştığını ifade etti.
3. Branş Bazlı Performans
2026’nın ilk çeyreğinde en hızlı büyüme, risk algısının yükselmesiyle birlikte Genel Zararlar (%74), Nakliyat (%88) ve Kredi Sigortaları (%92) branşlarında görüldü. Buna karşın, bireysel tüketimin yavaşlamasıyla birlikte kasko ve ferdi kaza branşlarında büyüme hızı sınırlı kaldı.







