Polaris Sigorta, Değerli Sanat Eserleri Departmanı’nı kurarak sanat eseri sigortası alanında Türkiye’de yeni bir sayfa açtı. Bireysel koleksiyonerler ve kurumlara özel olarak hazırlanan teminat çözümleri sayesinde, estetik değerin ötesinde kültürel miras da güvence altına alınıyor. Küresel sanat sigortası pazarının 2033 yılına kadar yaklaşık 8,3 milyar dolara ulaşması bekleniyor ve Polaris’in bu alandaki stratejik hamlesi, Türkiye’yi bu yükselen pazarda etkin bir oyuncu olarak konumlandırma amacını taşıyor.
Departman, eserlerin yalnızca sigorta teminatına alınmasını değil, “sergilenmesi, taşınması, restorasyonu ve korunması” süreçlerini de kapsayan bütüncül bir hizmet modeli sunuyor. Koleksiyon ve envanter analizi, yurtiçi ve yurt dışı transit sigortaları, galeri-müze teminatları ve nakliye destekleri gibi başlıklar bu modelin temel bileşenleri arasında. Böylece sigorta yalnızca bir finansal güvence mekanizması olmaktan çıkarak, sanat dünyasında aktif bir koruyucu iş ortağına dönüşüyor.
Türkiye’de bu tür özel çözümler henüz yaygınlaşmış değilken, Polaris kısa süre içinde “sanat sigortacılığı pazarında öncü” bir konuma yükseldi. Sanat eserleri sigortasında ilerlemek isteyen diğer oyuncular açısından da örnek teşkil ediyor. Bu adım, yalnızca ticari bir fırsat değil; kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasında sigorta sektörünün oynayabileceği rol açısından da önem arz ediyor.
Sanat sigortaları alanındaki bu gelişme, sektörün klasik branşlarından—örneğin trafik, kasko veya sağlık—uzaklaşıp yeni ve niş risk segmentlerini de kapsayabilecek hale geldiğini gösteriyor. Sigorta şirketleri açısından hem ürün çeşitliliğini artırma hem de yüksek katma değerli çözümler sunma yönünde bir dönüşüm söz konusu. Sonuç olarak, Türkiye’de sigortacılığın yalnızca finansal değil kültürel ve toplumsal bir işlev de üstlenmesi yönünde kayda değer bir adım atılmış durumda.








