Türkiye’nin hem jeolojik hem de iklim kaynaklı risklerle yüz yüze olması nedeniyle, geleneksel sigortaların ötesinde çözümler arayan şirketler ve sektörler için parametrik sigorta giderek daha cazip hale geliyor. Sigorta ve Reasürans Brokerleri Derneği (SBD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Yüksekbilgili, parametrik sigortanın geleneksel sigortalardan farklı biçimde çalıştığını; hasar tespiti beklemek yerine “belirlenen parametrelerin (örneğin deprem büyüklüğü, yağış miktarı, hava olayları gibi ölçülebilir kriterlerin)” gerçekleşmesine bağlı olarak tazminatın otomatik tetiklendiğini söylüyor. Bu yapı, özellikle deprem, sel, kuraklık, aşırı hava koşulları gibi “ölçülebilir riskler” için ideal bir seçenek olarak öne çıkıyor.
Avantajları: Hızlı Tazminat, Nakit Akışı ve Yeni Risklere Uyum
Parametrik sigortanın en büyük avantajı, zarar tespit süreci gibi uzun ve bürokratik işlemlerin ortadan kalkması. Eşik değer aşıldığında — örneğin deprem büyüklüğü veya yağış seviyesi gibi — tazminat ödemesi birkaç gün içinde otomatik olarak devreye giriyor. Bu, afet sonrası likiditeye hızlı erişim sağlıyor; özellikle üretim, enerji, tarım, yenilenebilir enerji gibi kesimlerde faaliyet devamlılığı için kritik önemde.
Ayrıca parametrik sigorta, iklim değişikliği, doğal afet, satış zinciri kesintisi, hava olayları gibi “geleneksel poliçelerin kapsam dışında bıraktığı”, ya da sigorta şirketlerinin yüksek prim veya muafiyet talep ettiği riskleri güvence altına alabiliyor. Bu yönüyle hem şirketlerin risk yönetim portföyünü genişletiyor hem de sigorta sektöründeki kapsayıcılığı arttırıyor.
Dezavantajlar / Sınırlılıklar: “Tetikleyici–Gerçek Zarar” Uyumsuzluğu
Ancak parametrik sigorta her zaman en uygun çözüm olmayabilir. Temel sıkıntılardan biri, “tetikleyici ile gerçek zarar arasındaki uyumsuzluk” riski — literatürde bu, “basis risk” olarak adlandırılıyor. Yani; belirlenen eşik aşılmış olsa da sigortalı fiilen zarar görmemiş olabilir; ya da eşik aşılmamış olsa bile zarar oluşmuş olabilir. Böyle bir durumda ya gereksiz ödeme yapılır ya da zarar karşılanamaz.
Ayrıca, parametrik sigorta uygulamaları için güvenilir veri altyapısı, ölçüm istasyonları veya bağımsız veri kaynakları gerek — bu da maliyet artırıcı olabilir. Bazı karmaşık risk türlerinde (örneğin çok değişken, yerel ya da mikro ölçekte hasar riski taşıyan olaylar) parametrik yöntem yetersiz kalabilir.
Kimler İçin Uygun? Ne Zaman Dikkat Edilmeli?
Parametrik sigorta, yapısı gereği yüksek iklim, çevre, doğa riski taşıyan sektörlere — tarım, enerji, yenilenebilir enerji, altyapı, afet odaklı yatırımlar — hitap ediyor. Bu alanlarda faaliyet gösteren şirketler, geleneksel sigortaların ya prim/yükümlülük açısından ağır geldiği ya da kapsam dışı bıraktığı riskleri bu yolla yönetebilir.
Ancak parametrik ürün alırken, sigortalıların politika detaylarını iyi incelemesi, tetikleyici eşiklerin, veri kaynağının ve olası “basis risk” durumunun farkında olması önemli. Yani bu sigorta her durum için değil; özellikle “ölçülebilir, indeks temelli ve büyük ölçekli risklerle” çalışıldığında güçlü bir çözüm sunuyor.








